Her organizasyon, zaman içinde büyüme ve değişim süreçlerinden geçer. Ancak bu süreçte, özellikle uzun yıllardır aynı pozisyonda bulunan ve değişime direnen çalışanlar, bile isteye, kendi krallıkları gitmesin diye, kuruma zarar verebiliyor. Bu yazıda, işyerinde “konfor alanının tepesinde” olan ve yeni yeteneklere yer açmak yerine onları baskılayan, hatta işten uzaklaştırmaya çalışan bir davranış modelinden bahsedeceğiz.
Fosilleşmiş Yapılar ve Etkileri
Her kurumda, uzun yıllardır çalışan ve belirli bir güce sahip olan kişiler bulunur. Bunlar alaylı olur genelde bilgi birikimi yüksek insanlardır. Ancak sadece alanında ve işinde sözel iş bilgisine sahiptirler. Bu kişiler, zamanla kendi konfor alanlarını oluşturur ve bu alanı korumak adına yeni fikirlere, yeteneklere ve değişime direnç gösterebilirler. Çünkü güç kaybı yaşayacaklarını düşünürler. Ne yazık ki, bu direnç, özellikle yeni yeteneklerin işe alınması ve adaptasyon sürecinde büyük engeller oluşturabiliyor.
Fosiller, genellikle yeni personelleri baskı altına almaya çalışır, onların fikirlerini küçümser ve hatta işten uzaklaştırmak için çeşitli yollara başvurabilir. Bu durum, sadece yeni yeteneklerin işten ayrılmasına değil, aynı zamanda kurumun yenilikçilik ve gelişim potansiyelinin de zayıflamasına neden olur.
işverenin Güveni ve Liyakatsizlik Sorunu
Bu tür davranışların devam etmesindeki en büyük etkenlerden biri, işverenler bu çalışanlara olan güvenidir. Uzun yıllardır birlikte çalıştıkları için, bu kişilerin liyakatsiz, bilgisiz ve eğitimsiz olmalarına rağmen, patronlar tarafından korunmaları sıkça görülen bir durumdur. Ancak bu güven, zamanla kuruma büyük zararlar verebilir. Yetenekli çalışanların işten ayrılması, kurumun rekabet gücünü zayıflatır ve uzun vadede başarısızlığa yol açar. Şöyle bir yanılgıya düşer işveren, yenisi gelir, iyisi gelir ve işler devam eder. Bu konuda haklıdır, doğrudur ancak çatlak küvetten sızan suyu kapatmakla uğraşıp, musluktan akan suyu kesmemeye benzer. Bir gün bir yerde illaki taşar.
İş Yapmadan İş Yapmış Gibi Görünmek
Fosiller, genellikle çok yoğun ve meşgul görünürler. Ancak gerçekte, iş yapmaktan çok, iş yapıyormuş gibi bir izlenim yaratırlar. Bu durum, özellikle yeni gelen çalışanlar için büyük bir hayal kırıklığı yaratır ve motivasyonlarını düşürür. Ayrıca, bu kişiler, diğer çalışanlar üzerinde bir kıskaç etkisi yaratarak, onların da performanslarını olumsuz etkileyebilir. Ama işin garip tarafı yönetim kadrosu satış olarak yeni müşteri getirmediği, satın alma olarak uyguna kaliteli ürün bulamadığı, proje olarak yeni proje almadığı birimleri görmemezlikten gelir.
Çözüm Önerileri
- Liyakat ve Şeffaflık: İşe alım ve terfi süreçlerinde liyakat ve şeffaflık esas alınmalıdır. Uzun yıllardır çalışan kişilerin performansları düzenli olarak değerlendirilmeli ve gerektiğinde değişim için adımlar atılmalıdır.
- Yenilikçi Fikirlere Açık Olmak: Kurumlar, yeni fikirlere ve yeteneklere açık olmalıdır. Yeni gelen çalışanların fikirleri dinlenmeli ve onlara fırsat tanınmalıdır.
- Eğitim ve Gelişim: Uzun yıllardır çalışan kişilere, değişim ve adaptasyon süreçlerine uyum sağlamaları için eğitimler verilmelidir. Bu, onların yeni yeteneklerle daha iyi çalışmasına yardımcı olabilir.
- Performans Değerlendirmeleri: Düzenli performans değerlendirmeleri yapılarak, çalışanların katkıları objektif bir şekilde ölçülmeli ve gerektiğinde iyileştirmeler yapılmalıdır.
Sonuç
İşyerinde değişim ve adaptasyon, her kurum için hayati öneme sahiptir. Ancak bu süreçte, fosilleşmiş yapılar ve liyakatsizlik, kurumun gelişimini engelleyebilir. Bu nedenle, işverenler bu tür davranışları fark etmesi ve gerektiğinde adımlar atması büyük önem taşır.
Unutmayalım ki, bir kurumun başarısı, yetenekli ve motive çalışanların varlığına bağlıdır. Fosiller emer, eritir, tüketir, azcık kaynak eksikliğinde de basar gider.
#fosiller #eskiçalışanlar #rotasyon #değişim #gelişim #kurumsallık